Okur mektubu: Mücadele olmadan kazanım olmaz

Merhaba arkadaşlar, ben Çerkezköy OSB’de Petrol-İş’in örgütlü olduğu özel bir firmada çalışıyorum. Çalıştığım bu firmada bu yıl yapılan toplu iş sözleşmesi deneyimimizi sizinle paylaşmak istedim. Yaklaşık 5 ay süren TİS görüşmelerinde toplam 14 toplantı yapıldı. Bunun sonucunda toplu sözleşme için anlaşmaya varıldı. Bunun öncesindeki örgütlülüğümüz yeterli olmasa da bu sözleşmede etkili oldu. Sendika yöneticilerimiz ve işçi temsilcilerimizle ortak yürüttüğümüz görüşmelerde taviz vermeden, yapılan baskılara aldırmadan, işverenin bizi ayrıştırmak istediği zamanlarda bile bir arada durarak yolumuza devam etik. İşveren eğitim toplantıları adı altında işçileri işten çıkarmakla tehdit etse de, işyerinde sürekli bölümler arası değiştirmeler yaparak ve bilgi kirliliği yaratarak bizleri ayrıştırmaya çalışsa da biz işyerindeki örgütlülüğümüz sayesinde tam olmasa da istediğimiz sonucu aldık.

Verilen her mücadelede, başarılarımız kadar eksiklerimizi de gözden geçirip bir sonraki süreçte daha güçlü bir şekilde mücadele edebiliriz. Ben de bu süreçte başarılarımızın yanı sıra eksiklerimizi de gördüm. Örneğin, sendika yöneticilerimizin ve işçi temsilcilerimizin yetersiz kaldığını düşünüyorum. Yapılan görüşmelerde işçileri de tam olarak dahil etmeliydiler. Bilgi kirliliğinin önüne geçmek için bölümler arası işçi komiteleri kurmalıydılar. Yapılan saldırılar karşısında bu komiteler sayesinde daha etkili olurduk. Bir diğer eksiğimiz, sınıf bilincimizin yetersiz olması. Bu durum, işyeri genelinde çalışan arkadaşlarımızın sendikanın ne olduğunu, sosyal ve sınıfsal haklarımızın ne olduğunu bilmemesinden kaynaklanıyor. Bunun üstesinden gelmek için her yıl düzenli olarak sendika tarafında sendika nedir, işçi nedir, haklarımız nedir, nasıl mücadele edilir vs. üzerine eğitim verilmelidir. Sınıf bilinci yüksek olan yerlerde kazanımlar daha yüksek olacaktır.

Diğer sektörlerde çalışan işçi kardeşlerim! Ne olursa olsun bulunduğumuz her ortamda örgütlü olmak zorundayız. İşyerlerimizde örgütlülüğümüzü yükseltmek için sendika mücadelesi verip, bulunduğumuz yerlerde sendikalılaşmalıyız. İşverenin karşısına tek tek çıkarak hak kazanamayız; o masaya toplu oturursak kazanırız. Unutmayalım; en kötü sendika bile sendikasızlıktan daha iyidir. Direne direne, direnişle zafere.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.