YSK kararı: uymasa da uydurmak!

Hemen hepimizin başına gelmiştir: bir şeyi bir şeye uydurmak! Yanlış alınan bir ölçü, yanlış yapılan bir hesap sonucu “şartlar” zorlanarak netice almaya çalışılır. Örneğin yerine uymayan bir dolap, bir pencere sağından solundan yontularak ya da duvara takviyeler yapılarak yerine uydurulmaya çalışılır. Bir bakıma hiçbir şeyin standardının olmadığı Türkiye’de, “uymasa da uydurmak” bir milli çözüm yöntemi gibi de düşünülebilir. Tabii ki “uydurulduğu” için hiçbiri istenen sonucu vermez. Emaneten, öylece olmuş gibi olur. Çünkü uydurulan, doğası gereği olması gereken değil yerine ikame edilendir. Ve olmayacak yerde bu yapıldığında sonuç genelde çok ama çok sevimsiz olabilir!

31 Mart İstanbul seçimlerinde de benzer bir olay yaşandı. Beştepe’nin hesabı sandıkta tutmadı. Tabii ki vazgeçilmedi. Kifayetsiz ustanın uydurmak için duvarı-dolabı heder etmesi gibi her yer haftalarca kurcalandı. Defalarca sayım yapıldı. Seçmenler sorgulandı, kısıtlı dendi, hükümlü dendi, ölü dendi ama yine de olmadı! Sonunda YSK, 6 Mayıs’ta, 31 Mart İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini, kendi üyelerini dahi ikna etmeyen gerekçeler öne sürerek iptal edip, bir tekrar seçim kararı aldı. Bir bakıma “uymasa da uydururuz” demiş oldu. Bu karar siyasal demokrasinin en temel bileşeni olan yüzlerce yıllık genel oy hakkı başta olmak üzere adalet, hukuk, edep, hayâ, vicdan gibi değerleri de yok sayarak geçersiz kıldı.

Peki, yaptı ama oldu mu? Tabii ki olmadı! Kifayetsiz usta ayıplı işini/malını satmak için gerçeği nasıl utanmazca ters yüz etmeye çalışırsa, Cumhur İttifakı da 82 milyonun gözlerinin içine bakarak, edep taşını çatlatacak bir pişkinlikle, yüz kızartıcı bir şekilde aynı şeyi yapmaya girişti: “İleri demokrasi” budur; gayet güzel oldu!

Lakin hemen herkes yine bilir ki kifayetsiz ustaların uymasa da uydurduğunu sandığı her şeyin, eninde sonunda, astarı yüzünden pahalı olur. Uydurulan kalıcı olmaz. Eninde sonunda sökülür, atılır. Ve kifayetsiz ustalar da asla unutulmaz!

Bakalım 23 Haziran’da sonuç ne olacak?

Unutmadan; milyon kez kanıtlandığı üzere, kapitalizmde sağlam çark olmaz! Usta, işçi sınıfı olmadığı sürece bu bozuk düzen asla ama asla düzelmez!

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.