AKP + MHP = Yenilgiden hezimete

Bizce bu seçimin en dikkat çekici öğesi, AKP’nin İstanbul’un bütün ilçelerinde oy kaybetmesi (toplam 235 bin) oldu. Buna karşılık CHP bütün ilçelerde oylarını toplam 530 bin artırdı. Toplam geçerli oylarda 31 Mart’a oranla ciddi bir değişikliğin olmadığı dikkate alınacak olursa, AKP-MHP ittifakından 200 bin civarında bir kitlenin saf değiştirdiğini görebiliriz. Öte yandan CHP-İP ittifakının aynı zamanda 250 bini aşkın bir yeni seçmen kitlesini de sandık başına taşıyabilmiş olduğunu söyleyebiliriz. Bütün bunların sonucunda AKP 31 Mart’ta toplam 39 ilçede kazanmış olduğu 25 ilçenin 14’ünde birinciliği Millet İttifakı’na kaptırmış oldu.

Şimdi herkes rejim değişikliğinden söz eder oldu. Ama gerek iktidar gerekse muhalefet, eğer sistemde bazı “demokratik değişikliklere” gidilirse bunun “barışçıl restorasyon veya reformlarla” olmasını isteyecektir, istemektedir. RTE komisyonlar aracılığıyla “reform”, Kılıçdaroğlu ise anlaşmalı bir “restorasyon” talep ediyor. Bu iki öneri de gerçek ve radikal bir demokratik dönüşümün önünde engeldir.

Bizim stratejimiz “Demokrasi için Devrim”; temel sloganımız da “Yeni Bir Anayasa için Kurucu Meclis”tir.

Tüm işçi ve emekçi örgütlerinin ve partilerinin de katılabileceği sıfır barajlı seçimler aracılığıyla kurulacak bir kurucu meclis.

Bu strateji ve sloganın bir işçi ve emekçi hükümetinin kurulmasına yol açabilmesi için tüm acil ve geçiş taleplerimizi ileri sürmemiz ve bunların etrafında birleşik bir işçi-emekçi seferberlik ve mücadele cephesi örmemiz gerekecektir.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.