Kapitalizm: Komşusu açken tok yatma düzeni!

Türkiye’de asgari ücret 2 bin 20 lira. Her 100 çalışandan en az 43’ü asgari ücretle çalışıyor. Bu en az yedi milyon işçinin asgari ücretle çalıştığı anlamına geliyor. Demek ki neredeyse kayıtlı sigortalı her iki çalışandan biri asgari ücretli! Peki, bu normal mi? Türkiye’deki asgari ücretli çalışanların toplam çalışanlara oranı Romanya’nın 3 Bulgaristan’ın 5, Macaristan’ın 15, İspanya’nın 45 katı. Sizce normal mi?

Sendikaların açıkladığı verilere göre 2 bin 20 liralık asgari ücret, dört kişilik bir ailenin açlık sınırının (2 bin 67 lira) dahi altında kalıyor. Kelimenin gerçek anlamıyla çalışıyorsunuz ama karnınız doymuyor; yatağa yarı aç giriyorsunuz. Üstelik güvencesiz, esnek ve uzun saatler çalışmak zorunda kalıyorsunuz.

Dört kişilik bir aile için yoksulluk sınırı 7 bin lirayı aşmış durumda. Çalışanların ezici çoğunluğu zaten 7 bin liranın üzerindeki yoksulluk sınırının altında maaşlara çalışıyor.

Tablo hiç ama hiç iç açıcı görünmüyor. Lakin bu, tablonun daha “iyi” kısmı! Türkiye’de resmi rakamlara göre dahi işsizlik 5 milyona ulaşmış durumda. Geniş tanımlı işsizlik rakamı 8 milyon. İşsiz, hiçbir geliri olmayan işçi demek; hiçbir geliri olmayan! İşsizler yatağa her koşulda, çoluk çocuk aç giriyor.

İşçilerin üçte biri ise tamamen kayıt dışı durumda. Sigortaları yok. Güvenceleri yok. Kıdemleri, ihbarları, emeklilik hakları yok. Aldıkları maaş, çalışma koşulları tam anlamıyla bir kara düzen!

Diyelim onlarca yıl çalıştınız, çabaladınız, bir şekilde emekli oldunuz. SGK verilerine göre emeklilerin yarıdan fazlası asgari ücretin altında bir maaş alıyor. Üstelik düşürülen aylık bağlanma oranları ve emeklikte yaşa takılmalarla birlikte bu tablo giderek daha da bozuluyor.

Üstelik Türkiye’yi, 17 yıldır “komşusu açken tok yatan bizden değildir” diyen bir iktidar yönetiyor. Peki, nasıl oluyor da yine de bunca yoksulluk, işsizlik olabiliyor? Cevabı basit! Kapitalizme abdest aldırarak, din kardeşiyiz diyerek, insanların inançlarını kullanarak, sömürüyü yutturmaya çalıştılar. Adaletten, eşitlikten, haktan anladıklarının sadece kendi zenginleşmeleri olduğu açığa çıktı.

Evet, milyonlar işsiz, milyonlar yoksul, milyonlar yatağa aç giriyor. Ama bu kader değil. Buna hep birlikte son verebiliriz. Yeter ki örgütlenelim, işçi sınıfının birliğini sağlayalım.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.