“Birlikte yaşamak istiyoruz” inisiyatifinin basın açıklamasına çağrı

Gazetemiz sayfalarında yıllardan beri AKP hükümetlerinin Suriye’ye dönük saldırgan ve iki yüzlü politikalarını teşhir etmekteyiz. Bugün, Tek Adam Rejimi 23 Haziran’daki tarihi yenilgisinin paniğiyle kendisine yönelmiş toplumsal öfkeyi göçmenler üzerinden soğurmaya çalışmaktadır.Yıllardan beri süregelen iki yüzlü göçmen politikalarının mantıksal sonucu olarak, başta Suriyeli göçmenler olmak üzere on binlerce göçmeni baskı, şiddet ve sürgün tehdidiyle sindirmeye çalışan saray rejimi, kaynağı olduğu toplumsal ve sosyal krizler karşısında üretebileceği yegâne çözümü de bir kez daha gözler önüne sermektedir: Baskı ve şiddet.

Bu sebeple, 2 Ağustos Cuma günü saat 19.30’da Kadıköy Süreyya Operası önünde “Birlikte Yaşamak İstiyoruz İnisiyatifi” çağrıcılığında gerçekleşecek basın açıklamasına, #SınırdışılaraSon ve #BirlikteYaşamakİstiyoruz demek için tüm dost ve okurlarımızı davet ediyoruz.


Basın Açıklamasına Çağrımızdır!


Göçmenler giderek artan ırkçılık, şiddet ve baskı dalgası ile karşı karşıya. Türkiye’nin güvenlik odaklı göç politikaları, devletin siyasi ve jeopolitik çıkarları için göçmenleri pazarlık unsuru haline getirmesi ve imzacısı olduğu uluslararası insan hakları anlaşmalarını çiğnemesi, mülteci statüsü olmayan milyonlarca göçmenin zaten güvencesiz sürdürdükleri hayatlarını daha da zorlaştırmakta ve insan hakları ihlallerinin önünü açmaktadır. Bunun en son örneği de son haftalarda gördüğümüz sınır dışı, alıkoyma ve kayıt şehrine geri gönderme uygulamalarıdır.
 
İstanbul Valiliği, başka şehirlerde kayıtlı olan Suriyelilerin, İstanbul’u 20 Ağustos’a kadar terk etmesi için süre tanıdığını duyurdu. İstanbul’da kayıtlı olmayan Suriyeli mültecilerin zorla “gönüllü geri dönüş” belgesi imzalatılıp, hala çatışmaların sürdüğü İdlib gibi bölgelere sınır dışı edildiğine dair haberler valiliğin bu açıklamasından sonra da artarak devam etmektedir. Sınır dışı edilen mültecilerin ellerinin plastik kelepçeler ile bağlandığına ve yol boyunca kötü muameleye maruz kaldıklarına dair tanıklıklar mevcuttur. İçişleri bakanının “Elinde bir saat 10 liraya satıyor Afrika’dan gelmiş. Biz buna müsaade etmeyeceğiz.” açıklaması ise göçmen karşıtı politikaların tek hedefinin Suriyeliler olmadığının göstergesidir. Bunun yanı sıra, birçok kanattan siyasetçilerin ve medyanın söylemleri ile körüklenen yabancı ve mülteci düşmanlığı, kimi noktalarda şiddet ve linç noktasına ulaşan saldırılara neden olmaktadır. 
 
Bizler içinde bulunduğumuz ekonomik krizin, iklim krizinin ve savaşların sorumlusunun savaş, zulüm, yoksulluk gibi sebeplerle ülkesini terk ederek buraya yerleşen göçmenler olmadığını biliyoruz. Kapitalizmin ve devletlerin yarattığı bu sorunlara karşı, birbirimizle dayanışma içinde bir arada yaşamak istiyoruz. İnsanları hapsedici, ayrıştırıcı; hareket, yaşama ve çalışma özgürlüklerini kısıtlayıcı tüm baskıcı uygulamalara son verilmesini istiyoruz.

Öldüren sınır politikalarına karşı herkese koşulsuz seyahat hakkını, artan ırkçılığa karşı birlikte yaşamayı savunuyoruz. Bu yüzden 2 Ağustos Cuma günü saat 19.30’da “Sınır dışılara son! Birlikte yaşamak istiyoruz” demek için Kadıköy Süreyya Operası önünde buluşuyoruz. 

#SınırdışılaraSon
#BirlikteYaşamakİstiyoruz

 
Birlikte Yaşamak İstiyoruz İnisiyatifi

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.