Kaz Dağları’nda ne oluyor?

1) Neden şimdi gündeme geldi?

Türkiye’de doğa karşıtı bir iktidar ve cenah var, ne yazık ki kalkınmayı beton grisi olarak görüyorlar. Toplumda cereyan etmekte olan şu anki isyanın nedeni de ülkenin dört bir yanında doğa katliamı haberleri gelmesi, Hasankeyf’den Bartın’ın dağlarına kadar… Bunların üstüne, Kaz Dağları gibi dünyanın en önemli habitatlarından birinde gerçekleşen bu doğa katliamının sosyal medyaya yansıması bu infiale sebep oldu.

2) Kaz Dağları neden önemli?

Kaz Dağlarının yer aldığı Biga yarımadası, dünyadaki en temiz havanın bulunduğu bölgelerden birisi. Bu bölge, MÖ 7000 yılından bu yana bir çok mitolojiye ve medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Kaz Dağları, başta kendine has adıyla anılan Kazdağı Göknarı olmak üzere 40’tan fazla endemik bitki ve hayvana ev sahipliği yapıyor. Bunlar ha deyince yetişemez veya yer değiştirilemez. Maden şirketinin ise şimdiden yüz binlerce ağacı kesip, hayvanları yerinden ettiğini biliyoruz.

3) Bu maden şirketi de nerden çıktı, neden bu bölge?

Kanada merkezli Almanos Maden şirketi, burada ortak iştiraki olan Biga Madencilik ile birlikte Türkiye’de üç farklı yerde altın ve değerli maden işletmeciliğine girişmiş. Sadece Kaz Dağları bölgesinde 540.000 ons altın olduğunu varsayıyor. Diğer iki madenle birlikte toplamda 3,5 milyon ons altın madeni çıkarmayı planlamışlar; bu verilere kendi sitelerindeki fizibilite raporlarından ulaştık. Ayrıca bu raporlarda sadece 0.79 gram altın için 1 ton cevherin işlenerek atık haline geleceği de yazıyor.

4) Siyanürle maden çıkarılacağı söyleniyor, doğru mu?

Hayır, altını veya başka bir madeni siyanürle çıkartma yöntemi bulunmuyor, ama toprakta bulunan altını siyanür ile altın siyanür kompleksi halinde bağlayarak topraktan çıkarma yöntemi kullanılacak. Pekiyi bakanlık ne dedi? Siyanürle altın çıkarılmayacak dedi, ama devamını getirmedi, asıl sorun da burada. Devlet halkına karşı net bir cevap vermiyor. Aynı siyanürün nasıl saklanacağını veya kaç tane ağacın kesildiği gibi…

5) ÇED raporu olumlu ve gerekli lisanslar alınmış deniyor, o zaman güvenli değil mi?

ÇED raporu ne yazık ki halkla paylaşılmadı, o yüzden ne olduğunu veya hangi tehlikelerin bertaraf edildiğini bilmiyoruz. Ama şirketin Kanada’daki sitesinden ulaştığımız bilgilere göre, 64 milyon ton toprak kazılacak ve siyanür ile işlenecek. Bunun için yüzeyden 70 metre derine kadar inecekler. Bu 64 milyon tonluk atık ne yazık ki siyanürlü bir halde kalacak, onlarca, yüzlerce yıl. Bunun içinde atık olarak işlenecek diğer zararlı bileşen ve metaller de var.

6) Pekiyi, siyanür, zehir değil mi?

Siyanür canlılar için toksik ve öldürücü bir maddedir. Ortalama bir insan için 0,2 gramı ölümcüldür. Kirazlı’daki madende ise 20.000 ton siyanür kullanılacak. Ve bu işlem sırasında 3.170.000 m3 su kullanılacak, yani atık haline gelecek. Bu atığın hangi ortamda nasıl saklanacağını, belirttiğim gibi bilmiyoruz, çünkü ne şirketin raporlarında var ne de ÇED raporu halkla paylaşılmış durumda. 

7) Siyanür böyle zararlıysa, başka bir madde kullanılamaz mıydı?

Evet kullanılabilir, ama burada asıl mesele Kaz Dağları’nı bu madencilik faaliyeti için tahrip etmeye ve zehirlemeye gerek var mıydı? Çoğu işletme siyanürü tercih ediyor, çünkü 100 yıldır kullanılıyor ve verimi oldukça yüksek. Fakat tiyosülfat adı verilen bir maddenin de altın ve değerli madenleri topraktan ayrıştırma işleminde kullanılmaya başladığını biliyoruz. Bu madde zararsız, fakat yine de kullanımı sırasında çıkacak yan maddelerde tehlike mevcut, fakat siyanür ile karşılaştırıldığında melek gibi kalıyor. Çevre Bakanlığı’nın ne yazık ki böyle bir yönetmeliği yok ve Türkiye’deki diğer yüzlerce madende olduğu gibi, siyanür kullanılacak.

8) Milyonlarca ton su kullanılacak dedik, çevredeki su kaynakları tehlikede mi?

İlk önce bu kadar suyu yer altı kaynaklarından çekeceklerini tahmin ediyoruz. Bu durum, zaten su ile ilgili problemi olan bölgemiz için oldukça endişe verici bir durum. Ayrıca Koca Deresi maden sahasının oldukça yakınından geçiyor. Hani Şirketin CEO’su bu maden faaliyetinin kesinlikle içme suyuna zarar vermeyeceğini belirtti ya, hemen dibinden işte bu Koca Deresi geçiyor ve bu dere Çanakkale’nin en önemli içme suyu rezervi olan Atikhisar Barajı’nı besliyor. Düşünebiliyor musunuz, nasıl saklanacağını bilmediğimiz ve onlarca, yüzlerce sene kalacak bu siyanürlü atık derenin yanında olacak. 

9) Peki Ekonomik boyutu nedir bu projenin, bahsedildiği gibi gerekli miydi?

Kendi sitelerindeki raporda belirttiği üzere toplam 660 milyon dolar gelirleri olacak sadece Kirazlı bölgesinden. Bu şirketin bunun dışında iki tane daha kazı bölgesi var ve toplamda 3 milyar doların üzerinde bir gelirden bahsediliyor. Kirazlı projesine dönecek olursak, şirket devlete %15 gibi bir oranda çıkardığı altın başına gelir paylaşımında bulunmak zorunda ama bunun yanında operasyon giderlerini de çıkarırsak, net 300 milyon dolar kârları olacak.  Anlayacağınız, yabancı bir şirket gelip hem doğayı yok edecek hem de 300 milyon dolar kâr elde edecek.

10) Ama binlerce kişiye istihdam sağlayacak?

Doğrudur, binlerce kişi çalışacak ama neredeyse hepsi riskli kazı ve taşımacılık sektöründe istihdam edilecek. Kalifiye elemanların çoğu yabancı olacak. Zaten CEO’ları çıktığı bir televizyon programında bu ucuz iş gücümüzden övgüyle bahsetmişti.

11) Ne yapmalı?

Kaz Dağları’nda maden aranması ve çıkarılması acilen durdurulmalıdır, bakın kamulaştırılsın da demiyorum, acilen durdurulması lazım. Bölgeye verilen zararın giderilmesi için rehabilitasyon programı başlatılmalı. Bunun yanında ülkenin dört bir yanında sürmekte olan doğayı talan edici projelerin de tekrar değerlendirilmesi, gerekliyse durdurulması lazım. 

Kamuoyuna soruyoruz:

  1. Kaz Dağları’ndaki bu projenin ÇED Raporu neden halkla paylaşılmıyor?
  2. Çevre Bakanlığı neden halka doğruları aktarmıyor? Siyanür kullanılamayacak demiyor ama siyanürle maden çıkarılmayacak diyerek yanlış bilgilendirme yapıyor.
  3. Ortaya çıkacak siyanür nasıl ve nerede saklanacak?
  4. Çevre Bakanlığı olarak tahrip edilen bölge için rehabilitasyon planınız nedir? Kaç tane endemik ağaç ve hayvan bundan etkilendi veya etkilenecek?

Kaynakça:

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.