Sınır dışıların iki haftası; Ev baskınları, alıkoyma, zorla geri gönderme…

Birlikte Yaşamak İstiyoruz İnisiyatifi, İnsan Hakları Derneğinde, Sınır Dışıların İki Haftası Raporu’nu açıklamak üzere bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Çeşitli medya kuruluşlarının, parti temsilcilerinin ve milletvekillerin bulunduğu açıklamada öncelikle raporun içeriğine dair konuşmalar yapıldı. Ardından soru cevap kısmıyla açıklama sonlandı.

Raporun içeriğine bakacak olursak;

Bildiğimiz gibi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu 24 Temmuz tarihinde yaptığı açıklamada “İstanbul’da kayıtsız göçmenlerin geri gönderilmesi için çalışma başlattıklarını” duyurdu ve “12 Temmuz’da başlayan bu operasyonlar kapsamında, 1000’i Suriyeli olmak üzere 6 bin 122 ‘kaçak’ göçmenin yakalandığını” ekledi.  Bu operasyonlar kapsamında 1000’i Suriyeli olmak üzere 6 bin 122 göçmenin yakalandığı söyleniyor. Bunların neticesinde Suriyeli göçmenlerin çoğunlukta olduğu bazı ilçelerde kimlik kontrolleri artmış durumda. Kimlik kontrolü sonrası, ters kelepçe ve kötü muameleye maruz kalan birçok insan var. Valiliğin açıklamasında, kaydı olmayan Suriyelilerin, yerlerini terk etmeleri için 20 ağustosa kadar süreleri var denilmiş olsa da polis kimlik kontrolünden sonra zoraki bir şekilde sınır dışı edebiliyor. Hatta geçici kimlik kartına sahip olan insanların dahi sınır dışı edildiğini görüyoruz. Hal böyleyken İstanbul’da yaşayan Suriyeliler sokağa çıkmaya korkar duruma geldiler.

Valilik her ne kadar sınır dışıları ve kötü muameleyi inkâr etse de rapor içinde bunun tam tersi birçok vaka mevcut. Bu vakalardan biri, İstanbul’dan sınır dışı edilen ve İstanbul’da kalan eşi ile çocuğuna geri dönebilmek için ülkeye tekrar giriş yaparken jandarma tarafından vurularak öldürülen Hisham Mustafa… Bunun dışında, Gaziantep’te geçici koruma kaydı olduğu halde, zorla gönüllü geri dönüş belgesi imzalattırılarak sınır dışı edilme örnekleri ve çeşitli şehirlerde geçici koruma kimliği olduğu halde şu anda sınır dışı edilmiş birçok insan olduğunu görüyoruz.

İnisiyatif adına yapılan açıklamada, sınır dışı uygulamaları ve göçmen, yabancı düşmanı politikalar son bulana dek mücadelenin devam edeceği vurgulandı ve göçmenlerle dayanışmanın büyütülmesi çağrısı yapıldı.

Raporun son bölümünde şu taleplere yer verildi:

1. Kolluk kuvvetlerinin, göçmenlere yönelik, ev baskınları, kimlik kontrolü, alıkoyma, zorla “Gönüllü Geri Dönüş Belgesi” imzalatma uygulamaları ve kötü muamele sonlandırılmalıdır.

2. Göçmenleri kriminalize eden, suçlayıcı, damgalayıcı ve ötekileştirici her türlü söylem ve uygulamaya son verilmelidir.

3. Sınır dışı edilenlerin hızla Türkiye’ye tekrar yasal yollardan girişleri sağlanmalıdır.

4. Göçmenlere seçtikleri şehirlerde kayıt yaptırma hakkı ve koşulsuz seyahat özgürlüğü sağlanmalıdır.

5. Farklı illerde ikamet eden aile fertlerinin istedikleri illerde birleşimi sağlanmalıdır.

6. İdari gözetim uygulamasına son verilmelidir.

7. Geri gönderme merkezlerindeki insan hakları ihlalleri derhal son bulmalıdır, geri gönderme merkezlerinin kapatılması için çalışmalara başlanmalıdır.

8. Türkiye, Cenevre Mülteci Sözleşmesi’ne koyduğu sınırlamayı kaldırmalı, zulümden kaçan herkese mültecilik statüsü tanınmalıdır.

9. Mültecileri Türkiye’ye hapseden AB-Türkiye arasındaki geri kabul anlaşması iptal edilmelidir. Kimse nedensiz göçmez, bütün sınırlar açılmalıdır.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.